Antalya Sillyon Antik Kenti: (Resimleri Sesli Dinle + Galeri Belgesel Modu)
Sillyon Antik Kenti, antik dönem izleriyle doğal güzelliklerin buluştuğu önemli bir turistik destinasyondur.
Kahverengi tabeladaki beyaz harfler, Sillyon'a giden patikayı işaret ediyor. Serik'ten 15 kilometre içeride, Koçhisar Tepesi'nde seni bekleyen bu antik yerleşim, Helenistik, Roma, Bizans ve Türk-İslam dönemlerinin izlerini aynı karede sunuyor. Arabayı aşağıda bırakıp taşlı yolda tırmanmaya hazır mısın? Yaklaşık 15-20 dakikalık yokuş seni Pamfilya Ovası'na hâkim panoramaya taşıyacak. Rahat ayakkabılarını giy, çünkü bu macera unutulmaz olacak!
Sillyon Antik Kenti, tarihi kalıntıları ve doğal güzellikleriyle Antalya'nın zengin geçmişini yansıtan önemli bir arkeolojik alan.
Ayaklarının altındaki taşlar, Pamphylia Bölgesi'nin en büyük stadionuna ait olabilir. 254 metre uzunluğuyla bu dev yapı, antik dönemde atletik yarışmalara ev sahipliği yapmış. Doğal eğimle döşenmiş her blok, Roma mühendisliğinin ustalığını fısıldıyor. Bazı noktalar zamanla hasar görmüş olsa da, kentin stratejik gücünü hâlâ hissedebiliyorsun. Sillyon, MÖ 3. yüzyılda kendi parasını basmaya başlamış özerk bir merkezdi.
Sillyon Antik Kenti, tarihi kalıntıları ve doğal güzellikleriyle önemli bir arkeolojik alandır.
Önündeki taş duvarlar, kentin doğal savunmasını güçlendiren surlara ait. Sillyon, sarp kenarlı tepe üzerinde kurulduğu için sadece batı ve güneybatı bölümlerinde tahkimat yapılmış. Büyük İskender MÖ 334'te bu surları kuşatmış ama alamamış! Pers döneminde donanma ve garnizon birlikleri için merkez üssü olan kent, stratejik konumuyla tarih boyunca güçlü kalmış. Akropolisin savunmasında dört farklı planda inşa edilmiş kuleler hâlâ ayakta.
Sillyon Antik Kenti, tarihi yapıları ve doğal manzaralarıyla kültürel zenginlik sunan bir bölgedir.
Çatısı çökmüş taş evin arkasında, akropolisin görkemli kalıntıları yükseliyor. Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan Sillyon, 17. yüzyıla kadar yerleşim görmüş. Teke ilinin önemli noktalarından Karahisar-ı Teke Kalesi olarak kullanılan bu tepe, Türk-İslam döneminde de canlılığını sürdürmüş. Zamanla yıpranan duvarlar, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı nadir Anadolu kentlerinden birinin sessiz tanıkları.
Sillyon Antik Kenti, tarihi yapıları ve doğal güzellikleriyle dikkat çeken bir arkeolojik alan olarak öne çıkıyor.
Karşındaki üç katlı yapı, Aşağı Şehir'deki Helenistik Kule olabilir. Çatı seviyesine kadar korunmuş bu mimari harika, zemin katında kente tali giriş sağlayan bir kapıya sahip. Geniş kapı girişi ve üst kısımdaki pencereler, savunma işleviyle birlikte yaşam alanı olarak da kullanıldığını gösteriyor. Taşlarla kaplı zemin, antik dönemin mühendislik bilgisini yansıtıyor. Akropolisin batı kesimindeki kastron da benzer bir plana sahipti.
Sillyon Antik Kenti, bitki motifleriyle zenginleşmiş taş yapılarıyla tarihi ve arkeolojik değeri yüksek bir alan sunuyor.
Düzgün kesilmiş taş bloğun üzerindeki bitki motifleri, Roma döneminin sanat anlayışını yansıtıyor. Hayırsever Menodora, kentin ileri gelen zengin ailelerinden biriydi ve birçok dinsel ve kamusal yapının inşasına katkıda bulunmuştu. Tapınaklar Terası'nda merdivenlerle ayrılan iki farklı terasta görkemli yapılar yükseliyordu. Oyma detaylar, o dönemin usta ellerinin izini taşıyor. Her motif, geçmişin zenginliğini anlatıyor.
Sillyon Antik Kenti, tarihi mimarisi ve doğal güzellikleriyle dikkat çeken önemli bir arkeolojik alan.
Kemerli kapının ardından açılan geniş panorama, Pamphylia Ovası ve Akdeniz'i kucaklıyor. Tiyatro, akropolisin güney kesiminde tam bu görüşe hâkim konumda inşa edilmişti. Deprem ve heyelanlar sonucu sahne binası yıkılmış olsa da, on iki oturma basamağı ve batı duvarı hâlâ sağlam. Zamanla aşınmış taşlar, antik seyircilerin alkışlarını hatırlatıyor. Tırmanışın sonunda seni bekleyen bu manzara, tüm yorgunluğu unutturuyor.
Büyük kemer açıklığının altında akan su, stadionun doğusundaki hamama ait olabilir. Sıralı beş salondan oluşan bu yapı, geç antik döneme kadar kullanılmış. Roma mühendisleri, su sistemlerini ustalıkla tasarlayarak hamamların işlevselliğini sağlamışlardı. Deforme olmuş kapı ve zamanla aşınmış taşlar, binlerce yıllık kullanımın izlerini taşıyor. Akan suyun sesi, antik dönemin sosyal yaşamını canlandırıyor zihninde.
Sillyon Antik Kenti, tarihi kalıntıları ve doğal güzellikleri ile ziyaretçilere tarih dolu bir deneyim sunuyor.
Taşlardan inşa edilmiş kemer, akropolisin güneybatı eteğindeki Ana Kent Kapısı'na benziyor. Rampalı Cadde'nin başladığı noktada konumlanan bu giriş, kente ulaşımın ana arteriydi. Zamanla bozulmuş yapı, yine de görkemini koruyor. Mavi gökyüzü altında hafif yeşilliklerle çevrili kalıntı, Sillyon'un stratejik önemini hatırlatıyor. Pers hakimiyeti sırasında tahkimatlı yapısıyla donanma ve garnizon birliklerinin toplandığı merkez üssüydü kent.
Sillyon Antik Kenti, tarihi kalıntıları ve doğal manzarasıyla bölgenin kültürel zenginliğini yansıtan önemli bir alan.
Tarihi taş yapılar arasında otlayan koyunlar, Sillyon'un günümüzdeki doğal haline tanıklık ediyor. Sarp kayalık ve yeşilliklerle kaplı alan, kentin kurulduğu büyük kaya kütlesinin mukavemetini gösteriyor. Harabe haldeki kalıntılar, henüz kazı aşamasında olduğu için doğayla bütünleşmiş durumda. Yanköy Mahallesi sakinleri, bu antik mirası koruyarak yaşamlarını sürdürüyor. Köylülerin gönüllü rehberliğinden faydalanabilirsin; samimi anlatımları unutulmaz.
Sillyon Antik Kenti, tarihi taş yapıları ve yerel mimarisiyle arkeolojik öneme sahip bir antik şehir.
Farklı boyut ve şekillerde yerleştirilmiş taşlar, antik dönemin inşa tekniğini ortaya koyuyor. Kentin kurulduğu tepelik alanın büyük bir kaya kütlesinden oluşması, yapıların mukavemetini arttırmıştı. Taşların arasından fısıldayan rüzgâr, binlerce yıllık hikayeleri taşıyor. Duvar yüzeyindeki her iz, ustalarının emek ve bilgisini yansıtıyor. Sillyon, tüm tarihsel dönemlerin izlerini aynı karede sunabilen Anadolu'daki nadide antik kentlerden biri.
Sillyon Antik Kenti, doğal güzelliklerle çevrili tarihi kalıntıları ve zengin kültürel mirası ile dikkat çekiyor.
Zamanla çevresindeki bitki örtüsüyle kaplanmış taş duvar, doğanın antik yapıyı nasıl sahiplendiğini gösteriyor. Sillyon, henüz kazı aşamasında olduğu için giriş ücretsiz ve herhangi bir tesis veya rota mevcut değil. Derin yarıklar ve tehlikeli noktalar olduğundan dikkatli olmalısın. Duvarın yüzeyindeki her detay, Hitit metinlerinde geçen Šalluša'dan türediği kabul edilen kentin köklü geçmişini hatırlatıyor. Doğal ortam, tarihi daha da etkileyici kılıyor.
Sillyon Antik Kenti, antik dönem izlerini taşıyan tarihi kalıntılarıyla ziyaretçilerini büyüleyen bir arkeolojik alandır.
Yemyeşil arazinin üzerinde yıkılmış taş kalıntılar, zamanla doğaya karışmış. Güneşli günde çekilen bu fotoğraf, Sillyon'un doğal dokusunu yansıtıyor. Akropolisin merkezinde A ve B kiliseleri, batıda Selçuklu Camii ve Bizans Kilisesi kalıntıları yer alıyor. Antalya Bölgesi'ndeki en erken Türk-İslam eserlerinden kale mescidi, kuzeybatı noktasında bulunuyor. Yapıların büyük kısmı yıkılmış olsa da, kültürel zenginlik hâlâ hissediliyor.
Sillyon Antik Kenti, tarihi kalıntıları ve doğal çevresi ile dikkat çeken önemli bir antik şehir.
Çatısı yarı yıkılmış eski yapı, Sillyon'un son vedası gibi. Taşlardan oluşmuş zemin ve çevresindeki sade bitki örtüsü, kentin sessiz güzelliğini özetliyor. Side'ye 60 km, Perge'ye 25 km mesafedeki bu eşsiz yer, tarih tutkunlarının kalbinde özel bir yer ediniyor. Tırmanış sonrası Cafe'de çay içmeyi unutma! Sillyon, Konstantinos ve Antonius isimli iki patriğin görev yaptığı, Khalkedon ve Constantinopolis konsüllerinde adı geçen köklü bir piskoposluk merkeziydi. Görüşmek üzere!