Isparta Karbuz Çeşmesi: (Resimleri Sesli Dinle + Galeri Belgesel Modu)
Isparta'nın Karbuz Çeşmesi, yerel mimarinin zarif bir örneği olup çevresindeki ticari alan ile yerel yaşamı yansıtır.
Isparta'nın kalbinde, 1768'den beri akan bir su var. Keçeci Hacı Mustafa Ağa'nın emaneti olan Karbuz Çeşmesi, önünde durduğumda tarihin serinliğini hissettiriyor. Taş duvarlarda saklı efsaneler anlatıyor: Suyun soğukluğundan karpuzlar yarılırmış! 1992'de mermerden yeniden doğan bu anıt, dört yönüyle kenti kucaklıyor. Üzerindeki bayrak, geçmişle bugünü birleştiren bir köprü gibi dalgalanıyor.
Sabahın erken saatlerinde bir adam, mataralarını dolduruyor. Halil Hamid Paşa'nın 1768'de masraflarını karşıladığı bu kaynak, yüzyıllardır susuzlukları gideriyor. Taş yapının üstündeki levha, kaybolmuş 32x46 cm'lik orijinal kitabeyi hatırlatıyor. Soğuk ve lezzetli suyu, halk arasında ün kazanmış. Rivayet edilir ki bu sudan içen, yedi yıl kentten ayrılamaz. Belki de adam, bu büyüye kapılmış.
Karbuz çeşmesi, Isparta'nın tarihi mimarisini yansıtan taş yapısıyla kentin kültürel önemli bir simgesidir.
Bronz levhada adı yazılı: Karbuz Çeşmesi. Kar ve buzun erimesiyle beslenen şebekeden geldiği için mi bu isim? Yoksa karpuzları ikiye bölen soğukluğundan mı? Klasik mimariyle yeniden şekillenen yapı, 1768-1945 arası Mimar Sinan Camii karşısındaydı. Yol yapımı onu taşıdı ama ruhu aynı kaldı. Dört musluktan dökülen berraklık, Isparta'nın kültürel mirasını koruyan simge eserlerden biri olmayı sürdürüyor.
Piramidal çatısı ve sütunları, dört yönlü yapının gücünü anlatıyor. Mermer malzemeyle 1992'de yeniden hayat bulan eser, kentin en bilinen anıtlarından. Devlet tabelası, korunması gereken değerini tescilliyor. Efsanelerin ve tarihin aktığı bu kaynak, yüzyıllardır serinlik sunuyor. Belki sen de bir yudum alırsın, belki de yedi yıl kalırsın. Görüşmek üzere!